1 results listed
İslam hukuk ve iktisat sisteminde, borçlunun zimmetinde bulunan borcun
üçüncü kişilere nakli, havale akdi çerçevesinde caiz görülmektedir. Ayrıca
alacağın nakli de havale akdi çerçevesinde ve belirli şartlar dâhilinde
fukahanın bir kısmına göre meşru kabul edilmektedir. Borcun veya alacağın
nakli bakımından havale akdi, iktisadi ve finansal hayatın işlerliğini sağlama
noktasında son derece önemli bir fonksiyonu yerine getirmektedir. Nitekim
havale akdinin modern finansal sistem içerisinde; kredi kartları, çek, poliçe,
vb. kıymetli evrak ve factoring gibi pek çok finansal yöntemle doğrudan
ilişkisi bulunmaktadır. Esasen söz konusu işlemlerin fıkhî mahiyetinin tespiti
ve izahı genellikle havale akdini bir yönüyle ilgilendirmektedir.
Günümüzde finansal alanda karşılaşılan ve fıkhî boyutu bakımından
değerlendirilmesi gereken problemlerden birisi de, faizli bir kredi aracılığıyla
satın alınan bir malın borcuyla birlikte üçüncü bir tarafa devrinin cevazı yahut
adem-i cevazı meselesidir. Örneğin faizli bankalardan kullanılan krediler
yoluyla borçlanarak yapılan emlak/konut alım satımlarında borcunu ödeme
hususunda zorlanan mal sahibi daha sonra malını borcuyla birlikte üçüncü
bir kişiye devretmek isteyebilmektedir. Yahut faizli kredi ile aldığı bu malın
uhrevi sorumluluğundan kurtulmak amacıyla elinden çıkarmak ve faizli
borcu sonlandırmak isteyebilmektedir. Yine başka sebeplerle söz konusu
borcun günümüz hukuki mevzuatı bakımından üçüncü kişilere çeşitli
usullerde nakli söz konusu olabilmektedir. Bununla birlikte fıkıhta meşru bir
akit olarak havale akdinin, diğer bütün akitler gibi, kendisine mahsus
birtakım özel hükümleri bulunmaktadır. Çalışmamızda havale akdi ile ilgili
özel hükümler çerçevesinde söz konusu sorunun cevabı araştırılacaktır.
International Congress of Human and Social Sciences Research
İTOBİAD
Fatih TURAY